Sayfalar

4 Temmuz 2010

ee nihayet!

Sene 2004.15 yaşındayım.
Yurtdışına birçoğumuzun ilk çıkışımız. Almanya'da liseden arkadaşlarımla alışveriş yapıyoruz,genelde de duraklar kıyafet mağazaları ,hele ki H&M keşfedilmiş kaçar mı!?.

Karşımda çizgili bir elbise var,çok beğendim,alacaktım da, ta ki etiketteki "Made in Turkey" yazısını görünceye kadar. Ülkemde çok daha ucuza bulurum belki demiştim.Onu değil belki ama çok daha fazlasını buldum canım ülkemde.

Elimize belki de H&M fişi hiç geçmemiş olsa da birçoğumuzun dolabında Türkiye'deki fason üretimi ve o çok sevdiğimiz ihraç fazlası vakası ile dolabımızda yer edinen
H&M Kasım ayında resmi olarak Türkiye'de(!),Bayrampaşa'daki Forum İstanbul'da.

3-4 sene önceden de Türkiye'de İstinye Park'ta açılması beklenirken kısmet Forum İstanbul'aymış

Resmi olarak mağazası açılacak olsa da , fason üretimler ve ihraç fazlaları sayesinde belki, bir sonraki sezonun modasını da pasaj ve pazarlardan öğreniriz ya ,kısmet :)

Kanada'daki %50 indirim zamanında çekilmiş bir fotoğraf.
bizde adettir büyük bir firma hele de Türkiye'deki ilk mağazasını açıyorsa yapılan dehşet indirimi sömürmek için geceden kuyruk oluşur ya , kısmet diyelim.


İnanmayanlara : h&m resmi sitesi

Kendime not : Ne zamandır gitmek istediğim Akvaryum ile Buz Müzesi'ne de en geç Kasım'da giderim heralde.

erkeklere not bu haber sizi de ilgilendiriyor -gayet ciddiyim :)

28 Haziran 2010

gece nette kalanlara


bimeks her gece web'e özel akşam 9-sabah 9 (21:00-09:00) arası belirli bir ürüne ya da birçok ürüne indirim yapıyormuş , onların tabiri ile "gece kuşları" benim tabirimle " uyku tutmayanlar" grubunun teknoloji meraklılarının bilgisine :)
burdan buyrun : bimeks

20 Haziran 2010

tapi kalkmak

Gazetelerin cumartesi pazar eklerini okumayı çok severim, siyaset dışındaki güncel ve farklı konular .
Bugün de dünden okuyamadığım eklere göz atmak için Hürriyet'in cumartesi ekini elime aldım. "10 babadan 10 unutulmayan ders" başlıklı bir yazı vardı iki sayfa boyunca.Farklı meslek gruplarından babalarının ya da kendilerinin yaptıklarıyla öne çıkan kişilerle yapılmıştı röportajlar. Bir tanesi de yarın yanında stajımın başlayacağı Cengiz Bektaş ileydi .
Cengiz Bektaş'ın yanında stajyer olduğumda çok şey öğreneceğimi söylemişti birçok kişi; ama stajım başlamadan da öğreneceğimi düşünmemiştim.
Röportajda Cengiz Bektaş "tapi kalkmak" terimini kullanmış.Bilmiyordum ilk defa duymuştum bu terimi.Babasından öğrendiği en önemli şey olarak açıklıyordu "tapi kalkma"yı Cengiz Bektaş.


Babam hayattan tapi kalkmayı öğretti
CENGİZ BEKTAŞ (Mimar)


Türkiye’de mimari denince akla gelen isimlerden Cengiz Bektaş. Bektaş’ın ulusal ve uluslarası düzeyde 25’in üzerinde ödülü var. Şimdi tek amacı babası Hacı Halil Bektaş’tan aldığı dersle hayattan ‘tapi’ kalkmak.

“Babam Türkiye’de bir ilkokul binası yaptırıp devlete armağan eden ilk insandı. Babamdan sonra böyle 125 okul binası daha yapıldı. O zaman ‘Kimse eğitimle ilgilenmiyor, belki ders olur’ demişti. Okul binası tamamlandı, daha sonra da vefat etti zaten. Ama babam asıl dersi bana ölümüyle verdi. Denizlili’ydi. Ölmeden önce eşraftan birilerine kasa bırakmış. Anahtarlar kardeşlerimde. Kardeşlerim de bu kasayı açma görevini bana verdi. Kasayı yalnız açmak istemedim. Yanıma da iki kişi aldım, kasayı açmaya gittim Denizli’ye. Açtığımda kasanın içi tertemizdi, hiçbir şey yoktu. Kardeşlerim içinde bir şey olduğunu ummuştu belki. İşte bu bana hayattan ‘tapi’ kalkmayı öğretti. Hani vardır ya kumarda ‘tapi’ kalkmak tabiri. Ne alacağınız vardır ne vereceğiniz. Boş sandık bu demekti. Çünkü belki içinde içinde 10 milyar para olsa, ‘Vah zavallı biriktirmiş biriktirmiş, yiyemeden gitti’ diyecektim. İşte ben de o günden bu yana hayattan tapi kalkmaya uğraşıyorum.”


yazının devamı :
http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/15070614.asp


bir de TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN :)

10 Haziran 2010

.tatil .nokta

çok değil iki gün önce biten kabus gibi teslimlerimi atlattım çok şükür :)
psd,dwg,jpeg,skp formatlarıyla kaybolmuş bir şekildeydim , ama güzel günler geldi :
pzartesi bir arkadaşımın da dediği gibi " neyse yarından sonra dnya daha güzel bir yer olacak"
bir hafta boyunca tutuk bir boyunla yapılanlar bitti.
kocaman bir tatil başladı :)
staj ,tatil,düğün filan

güzel bir yaz geliyor :)

25 Mayıs 2010

yürürken de içme kardeşim !

"Birçok ülkede eğitim seviyesi arttıkça sigara kullanımı azalmaktadır , ama Türkiye'de ise bu durum garip bir şekilde tam tersinde seyir etmektedir."

Evet geçen sene bir televizyon programında biri söylemişti bu sözleri. Hangi kanal,hangi program idi , kim söylemişti hatırlamıyorum. Üniversiteye yeni başlayan ben çevremdekileri gözlemlediğimde ,bu sözü söyleyenin o kadar çok haklı olduğunu görmüştüm ki . Sigara içenler günlük tüketimlerini x2 yaparken ,tek tük içenlerin bayağı bayağı paket taşıdığını gördüm.

Nerden esti peki bu sigara yazısı şimdi?
Bugün bir ödevim için İstiklal'de gizli saklı duran Santa Maria Kilisesi'ne ( Tünel'deki Özsüt'ün yanındaki ,Caramio Milano ile Tramvay Cafe'nin karşısındaki kapıdan giriyorsunuz ) gitmem gerekiyordu. Oradaki işim bittikten sonra okula dönerken İstiklal'den devam ediyordum. İnanılmaz yorgundum , omzumda bilgisayarım elimde maketlerle bir an önce kendimi okula atmak istiyordum .Dalgın dalgın yürürken yüzüme gelen sigara dumanı ile ayıldım - mide bulandırdığı için takım elbisesi içinde yürüyen beyfendiye teşekkürler- .

Küçüklüğümden beri evde gelen misafirler dışında sigara içen olmadı , olsa da sigara dumanı ile karşılaşacağımı bildiğim için kendi tercihim olurdu.Fakat oldum olası yürürken sigara içenlere tabir-i tam da caiz 'gıcık' olurum.'Sigara bir keyif maddesidir benim bildiğim , o kadar mı acizsin 2 dk daha bekleyemiyorsun içmeden' diye geçiririm hep aklımdan. Hele de elinde sigara ile tempolu yürüyormuş gibi elini kolunu sallaya sallaya yürüyenler,kapalı mekanda sigara dumanının oluşturduğu sağlık tehlikesinden çok çok daha fazla tehlike oluşturuyorlar.-bir gün bu konuda karakolluk olursam paylaşırım :)-

Ah yetkililer duysa sesimi de şu sigara yasağına bir daha el atarlarsa yürürken sigara içmeyi de yasaklasalar ...

Ha bir de büyüklerin küçük çocukların yanında sigara içme mevzusu var . Evde sigara içen yok , fakat bizim Küçük Bey eve gelen her sigaralı misafirle birlikte kalemi sigara haline sokmaya başlıyor. Daha da soğuyorum sigaralılardan.